Sevginin Sırrı…

//Sevginin Sırrı…

Birlikte bir yolculuğa çıkmıştık..Hepimiz birer ‘sadhaka’ yani ruhsal öğrenciydik.Bazı dünyasal nedenlerden dolayı ara versek de gene beraberiz..Yolculuğa çıkarken ,bizi aydınlığa çıkaracak olan kitaplarımızı almıştık.Ama “Sevginin Sırrı” adlı kitap ,stoklarda tükendiğinden edinememiştik.Belki de yolculuğumuzun sonunda sevginin sırrını bulacaktık.Aşramımıza gittiğimizde yeni bilgiler edinmenin heyecanıyla beyaz pantolon ve sarı bluzlerimizi giyerek derse inmiştik.Hep birlikte  Jaya Ganeşa’nın içinde yer alan ‘Om namo Narayanaya’ yani ‘Narayanaya secde ederim’ sözünü 108 kere söyledik.Bu Mantra’nın tekrarıyla sevgi, bolluk,güç,görkem ve uyum gelebilir.Bu Mantra’yı  genellikle dünyaya barış ve uyum gelsin diye söyleriz.Daha sonra bir kağıda bu Mantra’yı yazmaya başladık.Buna yazılı zikir yani ‘likhita japa’deniyordu.Himalayalarda faizin olmadığı bir banka vardı .Bu bir mantra bankasıydı.Adı’ Vişnu zirvesiydi.’..Dünyanın her yerinden milyonlarca mantra yazısı bu bankada toplanıyordu.Bizim mantralarımızda bu bankaya gönderilecekti..Hocamızla sohbet ederken beş elementten  bahsettik.Toprak,su, ateş, hava, boşluk.Herkesin ilgilendiği spor dalları ,onun hangi elemente yakın olduğunu ifade ediyordu.- Hocam, “benim ilgilendiğim bir spor dalı  yok “deyince ,gülümseyerek “o zaman sen boşluk elementine yakınsın , “dedi.Gerçekten de , içimde bazen sebebini anlıyamadığım bir boşluk duygusu hakimdi.Özellikle meditasyondan sonra sanki ruhum  gökyüzünde yıldızların arasında kayboluyordu.Belki de, içimdeki bu bilgi edinme sevgisi bu boşluğu doldurmak içindi.Hocamızın rehberliğinde oldukça yol katedeceğimden emindim.Baharla birlikte sanki ruhum da taze bir başlangıca doğmuştu.İçimde küçük bir kız çocuğu vardı.Koşmak, zıplamak, gülmek  isteyen ..Olgun bir kadın olan öbür yanım ,onu zaptetmeye çalışıyordu.Belki de  evrensel yanılsama, yani mayaydı bu kız çocuğu.Beni sürekli yoldan çıkarmaya çalışıyordu.Olgun olan yanımsa atmandı.İçimdeki mutlak farkındalıktı.Avidya yani cehalet maya olarak görülebilirdi.Avidya bize atman olduğumuzu unutturup  upadhilerle kişileştiriyordu.Böylece Jiva ortaya çıkıyordu.Kimliklerimizi etiketlerimizi bir kenara koyunca gerçek özümüze kavuşabilirdik.Hepimizde olan Ishvara özün yansımasıydı.Gerçekse Brahmandı.Acaba içimdeki kız çocuğu yani mayayla olgun yanım yani atman ,karşılaşsa ve birleşseler gerçek yani brahmana ulaşabilir miydim..Sonra ıshwarayı aramaya başlayabilirdim.Sevginin sırrı neydi?Bilinse belki savaşlar durur “shanti  “yani huzura ererdik.Yaratılışımızın manası bu özü bulmak değilmiydi..Her zamanki gibi, erken kalkıp meditasyon  yaptık.Daha sonra güneşe selam ve kappalabathi  yaptırma pratiklerine devam ettik.Bu hafta hepimiz daha başarılıydık.Yavaş yavaş  eğitmen olmak için gerekli bilgileri özümsüyorduk.İlçen hocayla konuşmalarımızda, ona bazı asanalarda zorlandığımı belirtmiştim.O da vücudunu tanı ve hareketleri yaparken bir alt kademesinde dur, demişti.Düşününce , yaşamımızda hep bir üst seviyeyi zorladığımızı farkettim.Kazandığımızdan daha fazla harcıyor, daha fazla giysi alıyor , daha fazla konuşup  , daha fazla yiyorduk.Bir basamak altta yaşasak belki daha az yorulup, kendimize vakit ayırabilirdik.Hayatı hep erteliyor ,güzel bir yaşamı emekliliğimize saklıyorduk.Okul taksidi, kredi borcu  derken hayat geçip gidiyordu yanımızdan ,arkasına dönüp bakmadan ..Geriye elimizde bir avuç yalan kalıyordu.,Meçhule giden gemi ,bu limandan kalkmadan hayat denilen gemiyle , belkide mutlu yolculuklar yapma zamanıydı.Hocamız haklı olarak bu konuda sitemini dile getirmişti.Kendi hayatımı düşündüm ,dergilerde Hindistan Keralaya bakarken hayallerimi hep ötelediğimi farkettim.Kendime bu anlamda bir söz vererek hayallerimi ertelememe kararını aldım…Bize verilen günlük defterleri de eğitimimizin bir parçasıydı.Bu defterlere haftalık ulaşmak ,istediğimiz hedefler,günlük yoga çalışmalarımız,uyku düzenimiz , yama ve niyama yani toplumsal ve kişisel tutumlarımız yer alıyordu.Defterlerimizi her hafta, hocamıza teslim ediyorduk ve o da okuyup küçük notlar düşerek bizi olumlu yönde motive ediyordu.Zaman zaman bu yolda giderken tökezlesek de ,hocamız bizi düştüğümüz yerden kaldırıp yürümeğe teşvik ediyordu.Zorluklardan yılmayan mücadeleci kişiliği, bize örnek oluyordu.Bize yüzlerce sayfa teorik bilgi vermek yerine, daha çok pratik bilgi ve uygulamalar gösteriyordu.Akşam ,bahçede ateş yakmıştık.Harmoniyumla Damla hoca kirtan söylerken bize eşliK etti.Benim dholak çalma çabam pek başarılı olmasa da ,çalışıp geliştirmeyi umuyordum.Hayatımda geçirdiğim  en güzel akşamlardan biriydi.Parlak yıldızlar bize yol gösteriyordu ,sessizliği akan derenin şırıltısı ve kurbağa sesleri bozuyordu.Neredeyse bir rüyada gibiydik ve hiç uyanmak istemiyorduk..Ama sabah hepimiz erken kalkacaktık.Hep birlikte kritan ve ilahiler söyledikten sonra ateşi söndürüp odalarımıza çekildik.Söylediğimiz kritan ve ilahiler tek bir dine ait değildi.Biz onlara ne anlam katıyorsak onu yansıtan bir hakikat oluyorlardı.“Ganesa caranam saranam ganesa”anlamı “Ganesa’nın ayağına sığınırım.(Siva’nın oğlu) O tüm engelleri kaldırır” demekti.Yunus Emre nin Allah hu Allah ilahisini söyledik..Sabah kalktığımda, oda arkadaşım Ayça bana ‘ateşle oynayan kadın ‘dediğinde ,önce ne demek istediğini anlamadım.Sonra akşam benim ateşin yanında çekilmiş fotoğrafıma  bakınca ,ne demek istediğini anladım.Beraber gülüştük.Grubaylarımızla kardeş gibiydik.Sat-chit- ananda yani mutlu olmak için fazla bir gereksinimimiz yoktu aslında..Ertesi gün hocamız bize Bhavad gita’dan  parçalar okuyup ,anlamları üzerinde durdu.Bu ktap manevi hayatta yol göstericiydi.Üç ana bölümden oluşuyordu.İlk  bölüm karma yoga , yani eylem yoluyla aydınlanma üzerine kuruluydu.İkinci kısım bhakti yoga, yani adanma yolu üzerineydi.Üçüncü bölüm jnana yogaysa ,mutlak bilgiye ulaştırıyordu.Grubaylarımızdan iki tanesi ve benim de oturduğumuz evden taşınıp daha başka bir eve taşınma ihtiyacı ortaya çımıştı.Tesadüf olan bu ortak yanımızı ben daha yüksek enerjili ve daha mutlu olacağımız bir eve taşınıcağımıza yordum.Maya sürekli bizi yanıltıyor , hep daha fazlasını istiyorduk.Azla yetinmeyi unutmuştuk.Herşeyi yaparken ,evlat yetiştirirken bile hep bir beklenti içindeydik.İstediklerimiz olmayınca da herşeyi kadere bağlyor ve mutsuz bireyler oluyorduk.Bu ,avidya yani cehalettendi.Yaşantımızda yerine getiremediğimiz karmaları tamamlamak için tekrar dünyaya geliyorduk, ta ki karmamız tamamlanana kadar.Yolumuzda ilerlerken önümüze engeller çıkacaktı.Bazı maddi hayata düşüp oyalanan arkadaşlarımızı küçümsemek doğru değildi.Belki de avidya içinde olan dostlarımız upadhilerini bir kenara koyup atman olucaklardı.Ben sadece vücut değil upadhiyim de.Upadhi farkındalığı limitleyen ve atmanın üstünü örten sıfatlardı.Vücut ve zihin upadhiydi.Ben avidyaydım , mayaydım.Jiva ve Brahman ayrı değildi.Sidartha’da duvara çarpan nihilizmdi.Bazı yerlerde insanlar doğup , kimi yerde de ölüyordu.Bense şu an bu yazı için uğraşıyorum tek gerçeklik bu aslında.Geçmişi düşünüyorum.Peki bu an’ım ne olacak..Bahar yağmurları yağıyor ,dışarısı mis gibi toprak kokuyor.Yağmurun cama çarpan sesini duyabiliyorum.Müzik dinlemenin bizi andan koparttığını söylüyor hocamız ,bense  sadece bu anda olmak istiyorum.Sessizlik  içinde kendimi dinliyorum.Dharma , sadece şu an gerçekleşen farkındalık hissindeyim.Bir yanım burda olmak istiyor diğer yanım dışarda.Kendime dışardan bakıp onunla tartışmak istiyorum.Hadi bak ,hayat seni bekliyor burda oturma demek..Karmamsa bu yazıyı yazmamı gerektiriyor.Ne ka
dar ünvanımız varsa o kadar özümüzden uzağız.Ben doktorum, sen avukat diğeri öğretmen aslında hepimiz biriz.Dersimiz bitti.Gözlerimi kapatıyorum.Kendimi yeşillikler içinde görüyorum.Hiçbirşey düşünmüyorum ve istemiyorum..Gözlerimi açtığımda hocam tebessümle ve sakin oturuşuyla karşımda duruyor.’Namaskar hocam ‘diyorum..Belki de ben gerçek değilim sen de öyle.Herşey bir yanılsama ,tek gerçek Brahman.Peki o zaman neden burdayım.?Özün yansıması Ishvarayı bulmak için mi..Hocamız.   “OM BOLO ŞRİ ŞİVANANDA MAHARAJ Jİ Kİ” OM ŞRİ ŞİVANANDA MAHARAJ’IN İSMİNİ SÖYLİYELİM.”diyor.Biz de“JAYA” diyoruz.Yaşasın ya da O’na zaferler olsun..“OM BOLO ŞRİ VİŞNUDEVANANDA MAJARAJ Jİ Kİ “DİYOR.,“JAYA”DİYORUZ…

By | 2016-04-26T11:19:00+00:00 Nisan 26th, 2016|Uncategorized|0 Comments

About the Author:

Leave A Comment

Toggle Sliding Bar Area

Yaklaşan Etkinlikler

  1. Esenceli’de Çadırlı Yoga Kampı / Hamsa ile

    Temmuz 28 @ 6:00 am - Temmuz 29 @ 5:00 pm
  2. Fethiye’de Arınma İnzivası

    Ağustos 18 @ 8:00 am - Ağustos 22 @ 10:00 am
  3. Fethiye’de Sadhana İnzivası

    Ağustos 22 @ 4:00 pm - Ağustos 26 @ 10:00 am
  4. İnönü Yaylası’nda Çadırlı Yoga Kampı

    Eylül 29 @ 5:30 am - Eylül 30 @ 4:00 pm
  5. Geyikbayırı’nda Sessizlik ve Meditasyon İnzivası

    Ekim 24 @ 8:00 pm - Ekim 28 @ 10:00 am

Enjoyed this article? Please spread the word.

close-link