Yoga'yla Yaşamak

//Yoga'yla Yaşamak

AUM…Başlangıç..Sadece aydınlık, ustam ve manas yani zihnim var..Önce kimse yoktu sadece dünya vardı.Sonra insan varoldu.Zihnimdeki düşünceler yağmurunda bir köşede yağmurdan korunmak istiyorum.
Yoga eğitiminde biraz daha yol almak için Hamsa Saraswati’nin “Yoganın kökleri” eğitimine yazıldım.Eğitimimiz için yeşillikler arasında papatyalarla bezeli bir bahçesi olan şirin bir mekanda onaltı öğrenci iki hoca ve iki asistanla eğitime başladık.
İlk gün kafamda cevaplanmayı bekleyen birçok soruyla gelmiştim.Hocamızın öğrencilerine ilgisi ve yogaya olan sevgisi hepimiz için bir şevk kaynağı olmuştu.Söylediğimiz mantralar ve kritanlarla tek tek dizilmiş açmayı bekleyen birer nilüfer çiçeği gibi bağdaş kurup hocamızı dinlemeye başladık..
Ben diye düşündüğüm kişi şimdi nerdeydi..?.Ders dinlerken zihnim burda, ama beni meşgul eden düşüncelerin inanılmaz çekimiyle ben çok uzaklardayım..Meditasyonla ,anda kalmaya çalışıyorum.
Doğduğumdan beri bildiğim biyolojik ailem var ..Onlarla doğup büyüdüm sevgileriyle neşelendim, kayıplarla hüzünlendim.Bugün soyu Svananda Saraswati’ye dayanan bir ailenin
bireyi oldum.Bunun için ilk önce öğrenciliğe kabul töreni yaptık.Hepimiz hocamıza sunmak üzere hediyeler getirdik.Ben yayla ok getirdim.Meyveler ,çiçek gibi sunumlar oldu.
Heyecanla yeni ailemize katılma törenini bekliyorduk.Aşramımızda yoga eğitmenliği eğitimi için hazırdık.Eğitimimiz uygulamaya ve tecrübeye dayalı olacaktı.Bir sahnede hem oyuncu ,hem seyirci gibiydik.Sırayla isimlerimiz çağrıldı.Bizim için hazırlanmış sarı beyaz renkli üniformalar, ders notları ve günlük defterimizin olduğu çantalarımızı aldık.Sarı, öğrenmenin ve saflığın rengiydi.Kıyafet seçimimizle ,egomuzu öğrenim sırasında bir kenara koyup ,evrensel saflık ve manevi parlaklıkla kuşanıyorduk.
Duaların ezgileriyle birlikte bitkilerin kutsal külü olan vihhuti , beyaz küller asanam adında özel bir kürsüye konur.Küller alnımıza üç çizgi halinde Shiva için çekildi , buna tripundra deniyordu.Alnımıza kül sürülmesi dünyasal yanılsamalardan, arzulardan uzak durulması gerektiğini anımsanmasıdır.Kül ; Doğamızın yok edilişini ve arınışını simgeliyordu.Alna yatay olarak uygulanan üç çizgi ,özde birleşen üç gunayı temsil ediyordu.Yaratılış,süregeliş ve yokediliş..
Üç çizgi Shiva iken ortaya konan kırmızı nokta da shaktidir .Kumkum denilen Kırmızı bir toz doğa anayı temsil ediyordu.Ananın lütfu olmadan hiçbirşey gerçekleşmiyordu.Bilgi ayrım yeteneği , alçak gönüllülük,cesaret, hafıza ve tüm erdemler ilahi ananın lütfuydu.Üçüncü göze uygulanan sandalağacı esansı serinlik veren ve güzel kokuluydu.
Artık bilgileri almaya hazırdık.Dualarla Ganesha’ya seslenerek yolumuzdaki engelleri kaldırmasını diledik.Savaşçı Saravanabha’dan güç diledik ve bizi kutsamasını istedik.
Satsangın sonunda Arati denilen bir ateş seremonisi vardı.Mantralar söyliyerek ateş herkese sunuldu ve ışığı sembolik olarak aldık.Ardından prasad yani kutsanmış yiyecekten tattık.
Pratik ve teorik dersler devam ederken ,doğanın bize bahsetmiş olduğu güzellikleri farkettim.Bahçede yeşillikler arasında kuşlar ötüyor, arılar vızıldaşıyor ,doğa baharla uyanışa geçiyordu.Tabiat ana yani Shakti bize kucak açmış gibiydi.Güneş bizi ısıtırken bilgiler zihnimizde kendilerine yer açıyordu.Bütün isteklerimizi ,işlerimizi bir kenara koymuş ve sadece öğrenmeye odaklanmıştık.Hocamızın rehberliğinde kritan söylerken o da bize harmonisiyle eşlik ediyor ve biz de zille ve perküsyonla ritim tutuyorduk.
Okulumuzun kurucusu Swami Sivananda’nın benim gibi doktor olması ilgimi çekmişti.Doktorluğun yanında yoganın asanaları ve pranayama ve kriyalarla nasıl güçlü ve sağlıklı kalınacağını dünyaya yaymağa çalışmıştı.Manevi gelişim de onun için önemliydi.Hizmeti, hayatta en önemli vazifesi görmüş, sevgi vermek,saflaşmak,meditasyon ve farkındalık onun öğretisinin temel unsurları olmuştu.Vişnu Devananda’nın ustasından aldığı ilk ders ,alçakgönüllülüktü.Daha sonra sezgi gücü açılmış ve geçmiş yaşamlardan geri gelen bilgisiyle hocasının da ricası üzerine Batıya gitmiş ve yogayı batı kültürüne adapte etmiştir.Böylece yoganın beş basamağı olan doğru egzersiz,doğru nefes,doğru rahatlama,doğru beslenme ve olumlu düşünce doğmuştur. Gördüğümüz teorik ve pratik derslerden sonra Gayatri hocamızın yaptığı nefis yemekleri yeme fırsatımız oluyordu.Karma yoga bir yoga çeşidi değildi karma ile yapılan yoga anlamını taşıyordu.Hepimiz kendimiz için belirlenmiş karmaları yerine getirdik.Kimimiz yemeğe,bulaşığa ya da temizliğe yardımcı oluyorduk.Hizmet etmek kendimizin saflaşması ve aydınlanması için gerekliydi.
Aşramda geçirdiğimiz her an ve hocalarımızın her sözü bizim için bilgi hazinesiydi.Hepsinde birer ders vardı.Şehir hayatımızdaki kimliklerimizi ve egomuzu bir rafa kaldırmış , gurumuzun ışığıyla özümüzü aramaya başlamıştık. Bahçede otururken arılardan birisi ayağımı soktuğunda bir farkındalığım oldu, arı çiçeklerin özünden besleniyordu.Aynı zihnimizin hakikatın özünü arayıp ondan beslenmesi gibi.Gerçek bilgi zihnimizi geliştiriyor , işe yaramayan bilgiyse zihnimizdeki özü köreltiyordu. Hep birlikte arınma çalışması yapmak için akşam yemeğinden sonra yemek yememiştik.Bunun için tuzlu su ve bazı araçlar kullandık.Vücudumuzu maddi kirlerden arındırdıktan sonra savasana ile dinlendik.Ruhumuzun özü bilgi arayışı ile aydınlanıyordu.
Surya namaskar-güneşe selam pratikleri yaparak, hoca olduğumuzda öğrencilerimize nasıl eğitim vereceğimizi öğrendik.Öğretmen hem öğrenciye ne yapacağını öğretmeli, hem hatalarını düzeltmeli hem de Onunla empati kurarak hareket ve nefeslerini doğru yapmasını sağlamalıydı.Oldukça komplike ve zor olan hocalık, ancak öğrencilerini ve yogayı sevince kolaylaşıyordu sanırım. Hocalarımız bu anlamda gayet başarılıydı.. Aşramda kaldığımız müddetçe ve artık kendi yaşamımızda da beslenmemizin satvik yani kolay sindirilen saf basit ,doğal ve besleyici olmasına dikkat ediyorduk.Yogik beslenme sağlıklı zeka ve huzurlu bir zihin getiriyordu.
Ders aralarında çalışma atelyeleri vardı.Kimimiz Hamsa hocayla baş üstü duruşu kimimizde Damla hocayla kritan söyleyip harmoni çalmayı deniyordu.Damla hocamızın sesi güzeldi,odasının önünden geçerken, bazen mırıldandığı mantraları duymak mümkün oluyordu.Benim bir koro kurarak kritan söylemek gibi bir fikrim olmuştu ,hocamız çalışırsak mümkün olacağını söyledi.
İlçen arkadaşımızın doğum gününü kutladık.Azmiyle ve çalışkanlğıyla İlçen hocamız hepimize örnek bir insandı.
Hepimize proje ödevi verilmişti.Kimimize ders anını fotoğraflayıp , kimimize de yemek tariflerini kitaplaştırmak ve ders notlarını yazmak ,günlük tutmak gibi projeler ödev verildi. Kapalabathi yani beyin parlatan nefes öğretmek için birbirimizle pratikler yaptık. Hocanın nefes alış verişleri öğrencisiyle uyum içinde olmalıydı.Ellerimizin boğumlarıyla nefesleri sayma pratikleri ve Anuloma viloma çalışmaları yaparak burun yoluyla nefes alış verişleri yaptık. Bu egsersizlerde eğitim veren hocanın pranayama çalışmaları yaparak kendi nefes tekniklerini geliştirmesinin de önemini kavradım. Günümüz mauna yaparak konsante olduğumuz meditatif bir yürüyüşle sonlandı.Yağmur hafif çiselemeye başlamıştı.Ardından gök gürlemesi oldu.Sessiz bir şekilde yürüyüşü bitirip odamıza çekildiğimizde ,yağmur şiddetini artırmıştı,ıslanmadan aşrama döndüğümüze sevinerek ,sessizlik içinde kitap okumak ya da dinlenmek üzere odamıza çekildik.Ben de en sevdiğim şey olan yazma işine başlamak üzere günlüğümü elime alıp yazmaya başlamıştım bile…Odamızda dört kişi kalıyorduk, diğer arkadaşlarımın uykusu gelene kadar yazmaya devam edip sonra ışığı söndürdüm.Şimşekler çaktıkça odamıza aydınlık veren ışık ve doğanın sesiyle uykuya geçtik.Ta ki sabah meditasyon için güneş doğmadan kalkana dek..
Guna kavramlarından bahsederken,ekolojik köy kavramına değindik.Hocamızın Bayramiç yeniköyde permakültür felsefesini gözeterek tasarım yapan ve uygulayan , yerel tohumlara sahip çıkarak doğal tarım uygulamaları yapan, öğrendiklerini , ürettiklerini paylaşan kendi kendine yeten bir köy kurma girişimi vardı.Öğrencilerini zaman zaman bu köye götürerek onlara doğal yaşamı tanıtıp, aynı zamanda birlikte yoga ve meditasyon yapıyorlardı. Ders esnasında bunca yıldır yanlış beslenme alışkanlıkları edindiğimizi farkettim.Bir çok yiyecek rajasikti.Acı baharatlı tuzlu ekşi yiyecekler ..Bunlarla beden aşırı stimüle oluyor , tutku ve ihtiras duygularını aktive ediyor ,böylece zihin huzursuz olup dizginlenemez hale geliyordu.et alkol tütün soğan sarımsak fermente edilmiş gıdalar tamasik olup,bu beslenmenin ne bedene ne zihne faydası vardı.Durgunluk, tembellik, enerji kaybı karar vermede zorluk kızgınlık , kıskançlık ve hırs gibi düşünceler doğuruyordu.Sattvik olan gıdalar sebze , meyve ,sert kabuklu yemişler tam tahıllar baklagiller bunlarla beslenme bedensel ve ruhsal denge için en sağlıklı olandı.Yogilerin Himalayalarda sadece sütle beslendiğini ve Ganjın suyunu içip mineral aldığını öğrendim.
Yiyecekler gibi bazı kavramlar da rajasic veya tamasik olabiliyordu.Mesela ,korku tamasic,ödül temelli disiplin rajasik,ilham temelli disiplinde satvaydı. Bugün eğitim boyunca okuyacağımız kitapları almıştık.Bunların içinde Mahabharata destanının bir kısmı olan bhavadgita vardı.Yaşamda ve maneviyatta önemli bir rehber olan bu kitaptaki bölümlerden hocamız bize biraz anlatarak ilk altı bölümü okuma ödevi vermişti.
Ben kitabı elime alarak rasgele bir sayfa açtım ve okumaya başladım..
“MUTLAK BİLGİ-Tanrının en yüksek kişiliği konuştu.:shf 54
Şimdi iyi dinle Prtha’nın oğlu..(Her türlü kuşku ve kararsızlıktan kurtulmak için) mükemmelleşme uğraşı içinde , düşünceni Bana yöneltip, Bana bağlarsan, tam anlamıyla Benim şuurumda olursan, Beni tanıyabilirsin…
Gene, Bhavad Gitada 9-17:
“Ben bu evrenin babasıyım, tüm eylemlerin meyvelerini bahşeden anneyim, tüm bilginin öncüsü ve hedefiyim.Rig ,Sama, Yajur, Vedalar ve arındırma aracı Om , bunların hepsi de kuşkusuz benim..” der.
OM NAMAH SİVAYA…

By | 2016-04-20T12:14:00+00:00 Nisan 20th, 2016|Uncategorized|0 Comments

About the Author:

Leave A Comment

Yaklaşan Etkinlikler

  1. Esenceli’de Çadırlı Yoga Kampı / Hamsa ile

    Temmuz 28 @ 6:00 am - Temmuz 29 @ 5:00 pm
  2. Fethiye’de Arınma İnzivası

    Ağustos 18 @ 8:00 am - Ağustos 22 @ 10:00 am
  3. Fethiye’de Sadhana İnzivası

    Ağustos 22 @ 4:00 pm - Ağustos 26 @ 10:00 am
  4. İnönü Yaylası’nda Çadırlı Yoga Kampı

    Eylül 29 @ 5:30 am - Eylül 30 @ 4:00 pm
  5. Geyikbayırı’nda Sessizlik ve Meditasyon İnzivası

    Ekim 24 @ 8:00 pm - Ekim 28 @ 10:00 am

Enjoyed this article? Please spread the word.

close-link